Kripto Para Teorisi - Giriş (1. Bölüm)

  • Tamamen dijitalleşmiş bir para sistemi, belki uzak belki yakın bir gelecekte hayatımıza girecek.
  • Hatta kredi kartları, banka kartları, POS sistemleri... bunun ilk adımları.
  • Dünyanın birçok yerinde, alışverişlerde kredi kartı kullanımı nakit kullanımının önünde.
  • Evet, dijitalleşmiş paranın ilk denemelerinden biri olan kripto para sistemi, teknik anlamda henüz tüm beklentileri karşılamaktan uzakta.
  • Fakat büyük Çin bilgesi Lao Tzu tarafından söylendiği gibi, en uzun yolculuklar bile küçük bir adımla başlar.
  • Artık yolculuk başladı ve üstelik, atılan adım çok da küçük bir adım değil. Yolun sonu bizi nereye götürecek? Bunu hiçbirimiz bilmiyoruz.
  • Sadece şahsi ve oldukça kurgusal tahminlerimiz var. Belki de işin en keyifli yanı bu...
İlk bakışta görülen manzara garipti. Kendine Satoshi Nakamoto diyen bir kişi ortaya çıkmış, yeni bir para birimi oluşturduğunu söylemiş ve oluşturduğu bu paraya, gerçek dünyada kullanılan paralar cinsinden fiyatlar biçmişti. Garip olmayı aşıp pek çok kişiyi hayrete düşüren ise bu söylenenlerin bazıları tarafından ciddiye alınması, birçok insanın bu parayı, elindeki gerçek para ile değiştirmesi oldu. Zamanla iş bunun da ötesine geçti ve bazı mağazalar bu para karşılığında, gözle görülür elle tutulur gerçek mallar satmaya başladılar. Tüm bu olanlar karşısında, birçok kişinin aklına "o halde, ben de bir para uydurayım ve alışverişlerimi uydurduğum bu parayla yapayım" fikri geldi. Ancak insanlar bilirler ki, bu olacak bir şey değildir. Peki, ama öyleyse kripto para nasıl olmakta?

Aslında bir yazılım uygulaması olan kripto para; her gün arttığı iddia edilen değeri, spekülatif bir şekilde ortaya atılan başarı  hikayeleri, magazinsel bir biçimde etrafa saçılan üç beş haftada zengin olma reçeteleri... nedeniyle, normal şartlarda konuyla ilgilenmeyecek, yazılımla ilgisi olmayan insanları dahi işin içine çekmekte, bir sosyal olgu olarak da kendini göstermekte. Kripto para için; bir yanda, geleceğin parası, yatırım aracı olduğunu söyleyenler bulunmakta, diğer yanda ise tarihin en büyük boş hayali diyenler yer almakta. Birinci cephedekiler, kripto paraya yatırım yapanların, en fazla birkaç yıl içinde ciddi bir servete ulaşacaklarını iddia etmekteler. İkinci cephede yer alanlar ise kripto paranın bir saadet zinciri olduğunu ve önünde sonunda birçok kişinin canını yakarak söneceğini, hatta patlayacağını ileri sürüyorlar. Birinci cephenin iddiaları, özellikle kısa sürede zengin olma fikri, insanlara, çalışma prensibini tam olarak anlayamadıkları bir sisteme dahil olma cesareti vermekte, az ya da çok para yatırarak bir hayalin peşine düşmelerine neden olmakta.

Antropolojik araştırmalara göre, hayatta kalmamızın iki nedeni vardır: korku ve merak. Normal koşullarda, insanlar bilmedikleri bir şeye yatırım yapmaktan korkarlar. Eğer bir yatırım aracının çok büyük getiri sağlayacağı söylenirse merak ederler. Bu aracın nasıl çalıştığına kafa yorar ve ancak anladıktan sonra yatırım yaparlar. Yaptıkları yatırımda yanılsalar bile, bildikleri bir şeye yatırım yapmış olurlar. Aslında bu kural kripto para konusunda da geçerli ve yatırımcılar, sistemin nasıl çalıştığını tam anlamıyla bildiklerini sanmaktalar. Fakat kripto para konusunun detaylarına hakim olmak için özel bir teknik bilgi gerekmekte. Üstüne üstlük, konunun tam olarak anlaşılabilmesi için yazılım bilgisinin yanı sıra para teorisinin temel kavramları hakkında da biraz bilgi sahibi olmak gerekiyor. Çünkü kripto para, en nihayetinde bir paradır. Aşağıdaki incelemede kripto para sistemi, mümkün olan en az düzeyde teknik detaya girilerek anlatılacaktır. Kripto para sisteminin altında yatan felsefeye dair yapılacak uyarıların anlam kazanması için para teorisinin temel kavramlarından da bahsedilecektir. Fakat ilk önce şunu tespit edelim:

Kripto paranın, özellikle karşı olanlara bir hayal gibi görünmesine neden olan, işi içinden çıkılmaz hale getiren, yanlış tanımlanması. Kripto paranın temelinde yatan fikir, bir emek karşılığında kazanılacak ödülün gerçek paraya havale edilmesidir. Herkesi hayrete düşüren, bir kişinin kendi kendine para basıp etrafa dağıttığı ve gerçek dünyada bunun bir karşılık bulduğu düşüncesi tamamen yanlıştır.

Bu yazının yazıldığı tarih itibariyle, kullandıkları yöntemler ve temel felsefeleri açısından birbirlerinden çeşitli ölçeklerde ayrılan, yaklaşık, 1500 farklı kripto para cinsi bulunmakta. Bu kripto paraların her birinin çalışma prensibini burada inceleme imkânımız bulunmuyor. Ancak bu kripto paraların neredeyse tamamı, teknolojik altyapı olarak benzer yöntemleri kullandıkları için, biz burada en yetkin ve en eski olanını, bitcoin adı verilen kripto parayı inceleyeceğiz. Çünkü bitcoin sadece bir kripto para birimi olarak ortaya çıkmamıştır. Aynı zamanda, sistemin var olmak için ihtiyaç duyduğu teknolojik ilerlemeyi de sağlamış olan bir yöntemler bütünü, bir model gibi düşünülmelidir.

Bir sistem olarak bitcoin, büyük ihtimalle bir kişiden ziyade birkaç kişiden oluşan bir grubun kendine aldığı bir mahlas olan, Satoshi Nakamoto tarafından 2008 yılı sonlarında ortaya atılmış bir fikirdir. Fikrin ilk uygulaması şeklinde görülebilecek olan ilk kripto para transferi ise 2009 yılı Ocak ayı başında yapılmıştır.

Bitcoin gibi, çok geniş yankılar uyandırmış olan sistemlerin gelişiminde, kuruluş sırasında hedeflenmiş amaçlarla sistemin vardığı noktalar, doğurduğu sonuçlar genellikle birbirini tutmaz. Örneğin: Bazı devlet sırrı niteliğindeki bilgilerin kamuya aktarımı amacını taşıyan WikiLeaks oluşumu sadece bağışlarla ayakta duran, bağımsız olduğunu iddia eden bir organizasyondur. Küresel sistem bankalarının desteklediği bir para transfer aracı olan Paypal, büyük ihtimalle devletlerin baskısıyla, 2010 yılı Aralık ayının başında WikiLeaks yararına yapılan para transferlerini gerçekleştirmeyi durdurdu. Bu gelişmenin ardından gözler henüz yeni yeni ortaya çıkmakta olan bitcoin mecrasına çevrilerek PC World isimli bir bilgisayar teknolojileri dergisinde, bağışların bitcoin üzerinden gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği sorusu ortaya atıldı. Satoshi Nakamoto'nun yazdığı bazı mesajlardan bu gelişmeye sıcak bakmadığı, bitcoin sisteminin, devlet otoritesi tarafından onaylanmayan bir işte kullanılmasını çok da desteklemediği görülebilir. Fakat bitcoin gibi, geniş karşılıklar bulan sistemler, hiçbir zaman tam olarak öngörüldükleri şekilde gelişmezler. Bu tür sistemler, bir anlamda, yaşayan birer organizmaya dönüşürler ve kendi yollarını kendileri çizerler. Bugün bitcoin, devlet denetiminden kaçma amaçlı ödeme sistemlerinin en başında gelmektedir ve bu nedenle, birçok ülkede çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kalmıştır.

Kripto para sisteminde hedeflenen üç amaçtan söz edilebilir: Fiziki paradan kurtulmak, para transferi tekelini dağıtmak, merkezi otoriteyi yok etmek. Fiziki para, merkezi otoritenin en belirgin göstergelerinden biridir. Para transferi tekelinin var olma nedenlerinden biri merkezi otoritedir. Buna göre, işe ilk önce merkezi otoritenin kendisini inceleyerek başlamak gerekmektedir.

Not: Otorite kavramına ve para teorisine aşina olan veya doğrudan doğruya işin teknik yönünü incelemek isteyen okuyucular daha sonra yayımlayacağımız "Otorite Sorunu" (2.bölüm) ve "Para Teorisi" (3. bölüm) başlıklı bölümleri atlayarak "Kripto Para" başlıklı bölüme geçebilirler.

CRYPTTECH
Kriptoloji Laboratuvarı

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1. Geleneksel Stajyer CTF Soru ve Cevapları

2. Geleneksel Stajyer CTF Soru ve Cevapları - 2017

ARP Poisoning ile Browser Exploitation - MITMf + BeEF + Metasploit